«

»

BALARISI

 

Prof.Dr. Arif SARSILMAZ
Arı ve bal hakkında pek çok zoolojik ve tıbbi gerçek Kur’an’dan habersiz batılı bilim adamlarımn gayretleriyle ortaya çıkarılmıştır.
68. ve 69. ayetler ise arı ve bal hakkındaki mucizeyi hakikatlere ışık tutmaktadır: “Senin Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: Dağlardan, ağaçlardan ve insanlann kuracakları çardaklardan kendine evler (kovanlar) edin. Sonra meyvelerin hepsinden ye ve Rabbinin sana kolaylaştırdığı yaylım yollanna gin Onların karınlarından renkleri çeşitli bir şerbet (bal) çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır. Elbette bunda düşünen bir kavim için büyük bir ibret vardıt”
Bu iki âyette ışık tutulan arı ve bal ile ilgili bilgiler oldukça enteresandır. Buradaki “vahy”i tefsirciler ilham şeklindeki vahy diye tefsir etmişlerdir. Zira buradaki maksadın peygamberlik vahyi olmadığı açıktır. İlhâm bir manayı kalbe atmaktır. Bal arısına yapılan bu ilham onun faaliyetleri ile ilgili bir mecburiyeti ifade etmektedir. Yani, Allah tarafından arıya bal yapma sevk-i ilahisi şaşmaz bir gereklilik ve isabetle verildiği gibi, peygamberlere gelen vahiy de zorunlu ve Allah’ın ihsanı olan bir bilgidir.
Çiçek balı“Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kuracakları kovanlardan” şeklindeki bir sıralamadan kasıt arıların önce dağlarda yabani olarak yaşadıkları, daha sonra insanların onları evcilleştirip kendi yaşadıkları yerlere getirdikleri ve en sonunda onlara hususi kovanlar yaparak bu işi bir sanayi haline getireceklerinin belirtilmesi olabileceği gibi, dağlardaki balların çok kaliteli, sırasıyla ovalardakinin ve insanların yaptığı kovanlardakinin ise daha da az kaliteli olacağının vurgulanması anlaşılabilir. Hakikaten dağlarda çiçek çeşitlerinin fazla oluşu, ağaçların daha bol olduğu ovalarda ise, çiçeklerin miktarının çok fakat çeşitlerinin dağlara göre daha az oluşu yüzünden dağlardaki çiçeklerden elde edilen baharın kalitesi çok yüksektir.
“Rabbinin sana kolay kıldığı yollara gir”, ifadesinden bal yapmanın aslında çok zor bir iş olduğu ama arıya kolay kılındığı, “yollara” tabirinden, arının kovan-çiçek arası takip ettiği yol ve bu yolu bulmada arıya verilen maharetin yanı sıra, çiçeklerden elde edilen sıvının bal oluncaya kadar karışık bir biyokimyevi süreç geçirdiği ve bu sürecin aslında zor bir yol olduğu halde arıya kolay kılındığı da anlaşılabilir. Ayetin devamındaki: “Onların karınlanndan renkleri çeşitli bir şerbet (bal) çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır.” şeklindeki kısımda çok enteresan bilgiler vardır. Ayette geçen şekliyle “batn” (karın)’ın çoğulu olan “bütuniha” (karınlar) kelimesi, arının abdomen (karın) bölgesinin çok parçalı olduğunu, karın halkalarının herbirinden değişik renklerde sıvılar çıkarılışını akla getirebileceği gibi, sadece bütün arıları kastedecek şekilde çoğul kullanılmış da olabilir.
images (2)Şarabun kelimesi sıvı olan bir nesneyi belirtir ki, bu da arının karınlarından (karnın değişik bölümlerinden) çıkan hangi çeşit nesne olursa olsun (balmumu, an sütü, propolis, arı zehiri ve bal) hepsinin de başlangıçta sıvı halde bulunup, daha sonra değişik kıvamlarda koyulaştıklarına dikkat çekilmiş olabilir. Nitekim, balmumu da karnın alt kısmından salgılanırken sıvı halde olduğu halde, havayla temas edince koyulaşarak mum kıvamında bir sertlik kazanmaktadır. Keza bal da ilk önce çok akışkan bir sıvı iken, daha sonra arıların kanat çırpma hareketleriyle içindeki fazla su buharlaşmakta ve daha koyu bir hale gelmektedir. “Onların karınlarından renkleri çeşitli bir şerbet (hal) çıkar ki” ifadesindeki şerbet kelimesi çıkan nesnelerin sıvı halde olduğunu belirtmektedir. Renklerinin çeşitli oluşu ile değişik renklerdeki ballara işaret edebileceği gibi, balmumu, arı sütü, arı zehiri, propolis ve balın herbirinin ayrı renklerde olduğu da ifade edilmiş olabilir.
Kurtubi, tefsirinde renklerin farklı oluşunu arıların mer’alarının farklı olmasına bağlamaktadır. Her mer’anın kendine has bir florası (bitki topluluğu) olması sebebiyle balların da değişik renklere sahip olacağı gayet tabiidir. Ancak “bir şerbet” kelimesinden anlaşılan sadece bal mıdır, yoksa arının diğer ürünleri de bu ifadeye dahil edilebilir mi? Bu hususun tefsir usulü açısından ilahiyatçılarla birlikte tartışılması gerekmektedir. Ayetin devamındaki “onda insanlar açısından şifa vardır” tabiri Kurtubi tefsirine göre alimler tarafından tartışılmıştır. Bazılarına göre şifü. balın bizzat kendisinde olabileceği gibi, ondan mümul diğer mücunlarda da vardır. Bazıları da buradaki şifa’nın her yerde ve zamanda, her insan için olup olmadığını tartışmıştır. Başta Ibn Ömer olmak üzere pek çok alim balı bütün hastalıklarda kullanmışlar. Bazısı zeytinyağı ile karıştınp içmiş, şifa bulmuş. Bazısı, sirke ile karıştırıp pişirmiş, yine şifa bulmuş. Buna karşılık bazı dilciler ve usülcüler buradaki “şifaün” kelimesinin nekre (belirsizlik) ifade etmesini, şifâün da umum ifade etmeyeceğini, zira ispat sadedinde geldiğini söylemişlerdir. Buna rağmen Kur’an’ın bereketine sığınan diğer kısım ise, her hastalığa şifa bulacaklarına inanıyorlar. Kurtubi, burada Efendimiz (s.a.s)’in karnı ağrıyan bir zatın kardeşine bal şerbeti içmesi tavsiyesini aktarıyor. Bir iki defa içmesine rağmen geçmeyince, Efendimiz (s.a.s): ‘Allah (c.c) doğru söyler, kardeşinin karnı yalan söylüyor” buyuruyor. Üçüncü içmeden sonra şifa buluyor. Ayetin bu kısmından anlaşıldığı kadarıyla sadece tekil olarak bal kastedilmiş olabileceği gibi, yukarıdaki ifadelere göre “onda” manasına gelen “fihi zamirinden arının kendisi de anlaşılabilir, bu durumda “Arıdan çıkan her şeyde şifa vardır.” şeklinde anlaşılması da mümkündür. Ayrıca şifa kelimesi ayette “şifâün” şeklinde geçmektedir ki, bu meçhuliyet ifade eder, şayet “el-şifa” şeklinde harf-i tarifli olarak gelseydi, herkesin bildiği, bilinen bir şifa manasına gelecekti. Bu duruma göre, arıdaki şifanın belli bir hastalığa değil, birçok hastalıklara şifa olduğu, bugün bilinenlere rağmen henüz bilinmeyen şifâ yanlarının olduğu anlaşılabilir. Bugünkü ilmi tespitlerimize göre sanki böyle anlaşılması daha makul gibi gelmektedir. Zira, bal, balmumu, arı sütü, propolis ve arı zehiri üzerinde yapılan çalışmalara göre her biri hakkında sayfalarca tıbbi faydalardan bahsetmek mümkün görünmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>